• DOLAR:3.4838
  • EURO:4.1734
  • BIST

Mutsuzluklarımız ve hastalıklarımız

Zeynep İkbal

Zeynep İkbal

E-Posta :

Farklı vasıflara sahip olsak da hepimiz aynı dünya içinde yaşıyoruz...

Hepimizin bedeni sistematik bir düzenle işleyen muazzam bir fabrika gibi inşa edilmiş ve her mekanizmanın hükmü altında harekete memur kadrolarımız mevcut...

Sistem birbiriyle bir bütün halinde iç içe alemlerin zincirini oluşturuyor. Her birimiz ayrı ayrı şekillerde olsak da beden olarak aynı zincir halkalarından oluşmuşuz.
Yaradan, hepimizin vücudunu üst üste binmiş 5 Beden halkasından meydana getirmiş ve bunları sırasıyla birbirine eklemiştir :

1.) Fiziksel Bedenimiz
2.) Eterik Bedenimiz
3.) Astral Bedenimiz
4.) Zihinsel Bedenimiz
5.) Ruhsal Bedenimiz

Tüm HASTALIKLAR, Fiziksel Bedenimize inmeden önce ağırlıklı olarak "Zihinsel Bedenimizde" oluşur ve bu Oluşumun Ana kaynağı Negatif Düşüncelerimiz ve Evrenin Dilini Bilmiyor Olmaktan Kaynaklanmaktadır.

ÇEKİLEN AĞRILAR NEYİN HABERCİSİDİR?


Vücudumuzda Meydana Gelen Ağrılar,  Genellikle Olası bir HASTALIĞIN veya Tehlikenin işaretidir. Akut ağrıda durum kısa sürede farkedilir ve hasta kolaylıkla tedavi edilir. Buna karşın kronik ağrıda durum farklıdır. Kronik ağrıda çekilen sıkıntı geçmez. Kronik ağrı başlı başına bir hastalık olup, kendine güvenen insanın bile zamanla güven duygusunu yitirmesine ve moralinin bozulmasına yol açan bir durumdur.

Uykusuz geçen geceler,
Zihnin sürekli olarak hastalıkla meşgul olması,
Kişisel ve toplumsal aktivitenin gün geçtikçe Azalması,
Kişilik değişimlerine yol açar.
Neş'eli dışa vurumcu aktif bir insan zamanla huysuz, sinirli, arkadaşlarına önem vermeyen, agresif ve son derece pasifize olmuş bir kişiliğe bürünebilir.

Ağrı, klinikte değerlendirilirken anksiyete ile arasında çok belirgin noktalar saptanmıştır. Tedirgin insanların daha fazla ağrı çektiği bilimsel olarak gösterilmiştir.

Ağrının emosyonel kaynağı geniş olup her zaman belirgin değildir. Bu nedenle hastalarda çok farklı görünümler altında psikolojik bozukluklar ortaya çıkabilir. Depresyon, anksiyete, nevroz gibi bozukluklarla seyreden ağrıda bu nedenle psikolojik girişimlerin etkili olabileceği göz önünde tutulmalıdır.
Böylelikle kronik ağrının en önemli öğelerinden birisi olan Psikolojik öğenin üzerine gidilmesi sağlanmış olur.

Ne yazık ki ağrıdaki Psikolojik öge en çok gözardı edilen öge olarak karşımıza çıkmaktadır. Hatta uzmanlar, doğrudan hastanın yüzüne "sende bir şey yok, bu sıkıntıların psikolojik" şeklinde sıklıkla ifade edilen bir tanımlamayı yakıştırabilmektedir. Bu, hekimin o hastadaki başarısızlığının ilk adımlarından birisidir. Hastanın emosyonel ve psikolojik durumunun küçümsenmesi, ağrının küçümsenmesidir. Çünkü ağrı o insanın yaşamının bir parçası haline gelmiştir ve ilgilenilmesini istemektedir.

Nitekim, çaresizlikle geçirilen zaman içerisinde Anksiyete ve Depresyon, hastada ağrının şiddetlenmesine yol açmakta, bir kısır döngü oluşturarak değişik biyokimyasal maddelerin salgılanmasına neden olmaktadır.

Ağrı ve Depresyon arasında hassas bir ilişki vardır.


Tam ilişki ortaya konmamakla birlikte Ağrının Depresyona yol açtığı, Depresyonun da Ağrıyı artırdığı bilinmektedir.

Depresif kişilerin ağrıya karşı daha önceden depresif ağrı enerjileri azaldığı için yorgunluk ve kontrol sistemlerinin yeterince çalışmaması gözlemlenmektedir.

Depresyon ve Umutsuzluk kişinin tedaviye karşı cevabını başlı başına etkileyen bir faktördür. Bu yüzden herhangi bir ağrının altında yatan hassas sinyaller doğru tanılarla değerlendirilmelidir.

ŞİFA İÇİN NELER YAPILMALI.?

Hastalıklar adını verdiğimiz, (Bizi Evrenin mükemmelliğinden ayırmış olan Vücut Blokajları ile) Zihinsel veya Duygusal Düğümlerin Serbest bırakılması veya ortadan kaldırılmasına da ŞİFA adı verilir.

Bu güne kadar yapılan tüm incelemelerde % 70 ve üzerinde pek çok hastalığın temelinde İçimizde barındırdığımız MUTSUZLUKLAR, ÜZÜNTÜLER VE SEVGİSİZLİK Kaynaklı duygusal problemlerin sebep olduğu tespit edimiştir. 

Bu sebeple; ciddi anlamda hayatımızı koordine eden Düşünce sistematiğinizi değiştirmeden, ona SEVGİ ve İYİ NİYET YÜKLEMEDEN SAĞLIKLI OLABİLMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR..! 

Geçmişten Taşınan Tüm Negatif Duygulardan Arınıp Temizlenmeden  ayrıca Gelecek Kaygısı ve Endişelerinden de Arınmadan HUZURLU ve MUTLU kalabilmek de  MÜMKÜN DEĞİLDİR..! 

Ve en önemlisi; biz yemeklerimizin tadını tuzunu bile ayarlayamaz iken vücut mekanizmalarımızın ayarlarını en ince teferruatlarıyla her an düzenleyip teşkilatlandıran Yaratıcımızın Muhteşem Nizâmına "Sonsuz bir Teslimiyetle" tâbi olup;  tüm Fiziksel hastalıklarımızın Ana Nedeni: "Duygusal anlamda taşıyamadığımız ama KORKTUĞUMUZ için de adım atarak Değiştiremediğimiz, Ağırlıklı Zihnimizde Oluşan Negatif Düşünce Kalıplarımız'dan bir an evvel  SEVGİ ile SEVDİKLERİMİZİN SEVGİSİ ile KURTULMAMIZ bize ŞİFA Kapılarını Açacaktır Biiznillah Sevgili Dostlar..!./

Psk.ZEYNEP İKBÂL 
BİHAN AKADEMİ Koordinatörü 

Bu Yazı : 3537 Defa Okunmuştur.

YORUM EKLE

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

EN ÇOK OKUNANLAR


Haber Kapadokya'da en çok okunan haberler

HAVA DURUMU

NÖBETÇİ ECZANE

FACEBOOK

TWITTER