|
Bugün: 25 Mayıs 2012 / 04:27
SON DAKİKA
İkinci Yarı Başlarken
Şimdiki adı Süper Lig olan ve 1959 yılında başlayan ülkemizin en önemli spor organizasyonu Türkiye Spor Toto Süper Lig’inin belli ki önümüzdeki yılları da etkileyecek ve büyük olasılıkla futbol tarihine ‘ 3 Temmuz Vakası’ olarak geçecek dönem sonrası oynanan 2011 - 2012 sezonunun ilk yarısını büyük bir hızla bitirdik. Verilen çok kısa aranın ardından 18. Haftanın ilk maçları 3 Ocak 2012 tarihinde başlayacak.
Bu süreçte en başta ülkemizde oynanan futbola karşı genel bir soğuma yaşandı. Birçok insan zaten doluluk oranı büyük Avrupa liglerinin gerisinde olan tribünlerden uzaklaştı, maç yayınlarını satın almaktan vazgeçti. Masum ve takımlarına gönülden bağlı taraftarların bu süreçten olumsuz etkilenmemesi mümkün değil. Dileriz 2012 itibariyle futbolda artık sadece saha içinde yaşanan mücadele ve dostluk konuşulur.
Her şeye rağmen ligin futbol yanına bakacak olursak öne çıkan iki takımdan söz edebiliriz: Galatasaray ve Fenerbahçe. İlk yarının Lideri Galatasaray’da 3. defa takımın başına geçen Fatih Terim’in Florya’da yine tek hakim olduğunu, ikinci gelişinde yaptığı hataları yapmıyor oluşunu görmek taraftarlarını mutlu etmişe benziyor. Düşünün geçen sezonu Fenerbahçe’nin 36 puan gerisinde bitiren bir takımı yeniden ayağa kaldıracak tek isim camiasını çok iyi bilen taraftarlar, oyuncular ve yönetim nezdinde sınırsız kredisi olan Fatih Terim’di. Doğru zamanda takımın sorumluluğunu alan Fatih Terim olgunlaşan futbol zekâsıyla taraftarlara eski günlere dönme umudunu aşılıyor. Kaliteli yabancı oyuncularla Türk Futbolcuların uyumunu sağlayan takım görünen o ki 34 haftalık klasman periyodunun en önemli favorisi.
Şike soruşturmasının baş hedefinde olan, Başkanı, yönetici ve idarecileri tutuklu bulunan Fenerbahçe’ye takdire şayan bir özveriyle bir tek isim bu zor günlerde takıma ruhunu, mücadele gücü vermeye devam etti. Takımın yolundan sapmamasının en önemli mimarı Aykut Kocaman örneklerine genellikle İngiltere’de rastladığımız teknik adam olarak takımının başında uzun yıllar kalma geleneğini Fenerbahçe’ye taşıyacak gibi görünüyor. En kaliteli yabancılarınız teker teker elinizden çıkıyor, yarın ne olacağını bilemeyecek durumdasınız ve Fenerbahçe tarihinin gelmiş geçmiş en kötü yabancı futbolcusu Bienvenü ve Fenerbahçe kariyerinde en kötü sezonunu yaşayan Semih gibi iki forvet oyuncusuyla sezona başlayan takımda en çok dikkat çeken dünya görüşü, yaşam biçimi ne olursa olsun taraftarlarının hiç olmadığı kadar takımına sahip çıkması, birliktelik ruhu göstermesiydi. Fenerbahçe iyi bir forvet oyuncusunun transferi ile birlikte oturmuş kadrosu, uyumu ve futbolcularının kendilerini ispatlama zorunluluğu nedeniyle şampiyonluğun en önemli favorisi.
Beşiktaş ise futbolda yaşanan şike olayları nedeniyle yöneticisi Serdal Adalı, teknik direktörü Tayfur Havutçu ve protokol müdürü Ahmet Ateş''in tutuklanmasıyla zor günler geçirdi. Tayfur Havutçu'' nun tutuklanması nedeniyle takımın başına isimsiz Carlos Carvalhal getirilmesi sezona kötü futbol ve Eskişehir yenilgisiyle başlanması ardından yaşanan sakatlıklar taraftarların endişelerini arttırdı. Türkiye’ye gelmiş en kaliteli ve karakterli yabancı teknik adamlardan biri olan Carlos Carvalhal yönetiminde Devrenin ilk 10 maçında 5 galibiyet, 3 yenilgi ve 2 beraberlikle 17 puan toplayan siyah-beyazlı ekip, son 7 maçta yenilgi yaşamadı. Bu 7 maçlık periyotta 4 galibiyet ve 3 beraberlik alan Beşiktaş, 15 puan toplayarak ve UEFA Avrupa Liginde lider olarak bir üst tura çıkarak başarısını ispatladı. 2011 yılında en çok maça çıkma unvanını da elinde bulunduran Beşiktaş, istikrarını sürdürürse Play-off döneminde sürpriz yapabilir.
Trabzonspor’un Spor Toto Süper Lig'' inde geçen sezon 82 puanla tarihinin en yüksek puanını elde ederek ligi averajla ikinci sırada bitirdikten sonra lig ve Avrupa kupalarındaki yoğun maç programının bulunduğu ilk yarıda son 4 sezon içindeki en kötü performansını göstermesi, yaşanan olağanüstü sürece hazır olmadığının göstergesi. Şampiyonlar Ligi Ön Elemesinde elenip, UEFA Avrupa Ligi elemesinde ise Atletic Bilbao ile deplasmanda golsüz berabere kalan takım bir gün sonra kendini Federasyonun kararı ile Şampiyonlar Liginde bulmuştu. Sahasında Beşiktaş''a 1-0, Galatasaray''a 3-0 yenilirken deplasmanda Fenerbahçe''ye karşı 1-0 kaybeden Bordo-mavililerin, üç maçta puan ve gol olarak sıfır çekmesi sorgulanması gereken bir durum. Her şeye rağmen ilk yarıyı gollü bir Orduspor galibiyetiyle kapatan ve Şampiyonlar Ligine ilk kez katılmasına rağmen özgüvenli, mücadele gücü yüksek ve güzel bir futbol oynayan Trabzonspor’un öncelikle hedefi Avrupa’da ülkemizi başarılı temsil etmek, Ligi 4. olarak bile olsa bitirerek Play-offta yer almak ve Türkiye kupasını kazanmak olmalı.
Her bir mücadelenin keyifli, güzel bir oyunla geçeceği ve artık Futbolun sadece "futbol" olacağı günlere biran evvel kavuşmamız dileğiyle sağlıcakla kalın.
Bu makale 1715 kez okundu Yükleniyor...
YAZARLAR
Tümü
HAVA DURUMU
NÖBETÇİ ECZANE
NAMAZ VAKİTLERİ
SON DAKİKA
SÜPER LİG
|