|
Bugün: 24 Mayıs 2012 / 07:36
SON DAKİKA
Mucizeyi yaşayan astronot Türkiye'yi ziyaret ettiMalezyalı astronot Shukor ''Uzay İstasyonu’nun içerisinde ezan sesini duydum'' dedi... Malezyalı astronot Dr. Sheikh Muszaphar Shukor, uzayda nasıl bir ibadet yapılacağını göstermek için 9. Müslüman astronot olarak uzaya gittiğini belirterek, "Uzayda herkes bir mucizeyi hisseder. Ramazan ayına denk gelen uzay seyahatinde Uzay İstasyonu’nun içerisinde bu ezan sesini duydum" dedi. Türksat AS’nin davetiyle Türkiye’ye gelen Shukor, Anadolu Ajansi Genel Müdürlügü’nü ziyaret etti.
Burada sorulari yanitlayan Shukor, Islamiyetin bir yasam biçimi oldugunu ifade eden Shukor, uzay seyahatinde namazini kildigini ve orucunu tuttugunu söyledi.
Shukor, çocuklugunda babasinin kendisine aldigi bilim kurgu kitaplarindan etkilendigini ifade ederek, "Odamda da Süpermen, Star Wars ve uzay fotograflari vardi. O zamanlar Malezya’dan birinin uzaya gitmesini kimse beklemiyordu. Ben de bu hayalimi gerçeklestirmek için doktorluk meslegini seçtim" dedi.
Malezya’nin nasil bir ülke oldugunu ve diger ülkelerle yarisabilir bir ülke oldugunu göstermek istedigini anlatan Shukor, "Malezya, gençleri uzay çalismalarina özendirmek amaciyla uzaya insan göndermek istiyor. 5-10 sene gibi yakin bir gelecekte çok daha fazla doktor ve bilim insani yetistirmeyi hedefliyor. Ben nereye gitsem herkes uzayla ilgileniyor. Bu da programin temel amaciydi" diye konustu.
Uzaya gitmenin maliyetinin 25 milyon dolar oldugunu bildiren Shukor, Rusya’da 18 ay süren uzaya gitme egitimi aldiklarini anlatti.
Uzaya gitmek isteyen 11 bin 435 kisi arasindan biri kadin 4 kisinin seçildigini ifade eden Shukor, "Bu egitimi alabilmeye hak kazanmak için çok iyi görmeniz, çok iyi duymaniz ve dislerinizin saglam olmasi gerekiyor. Vücudunuzda ameliyat izi olmamasi gerekiyor. Çünkü uzayda basinç çok yüksek oldugu için dikis yerleri açilabilir" dedi.
11 bin 435 kisi içinden seçilmesinin nedeninin en hizli, en güçlü olmasi olmadigini anlatan Shukor, sunlari bildirdi:
"Zihinsel olarak en güçlü kisi olduguma inaniyorum. Ben 5 erkek kardesin oldugu bir ailede büyüdüm. Kaybetmekten nefret ederdim, kazanana kadar mücadele etmeye devam ederdim. Uzaya gitmek için ailem çok destek verdi. Uzaya gitme egitimi aldigim süre içinde sürekli gözyasi döken annem, 12 kilogram verdi. Babam ise ’uzaya gitmeden geri gelme’ dedi. Herkesin uzaya gidebilecegine inaniyorum ama zihinsel olarak çok güçlü olmak gerekiyor."
"Uzay için bir fetva hazirlandi"
Bütün müslümanlara Islamin nasil bir din oldugunu uzaydan göstermenin büyük bir önem tasidigina isaret eden Shukor, söyle devam etti:
"Müslüman olarak sorumluluklarinizin ne oldugunu, nerede olursaniz olun ister dünyada, ister uzayda, Islamiyet bir yasam biçimidir. O yasam biçimini nasil orada da devam ettirecegimizi göstermek istedik. Malezya’da dini otoriteler, uzayda dini görevlerini nasil yapilacagina iliskin bir fetva hazirladi. Özellikle gelecekteki Müslüman astronotlar için.
Uzay seyahatim Ramazan ayina denk gelmisti. Oruç zamani ve ibadet zamani uzaya gidilen yere baglidir. O yüzden uzay mekigi, Kazakistan üzerinden firlatildigi için oradaki saati baz aldik. Yine Kazakistan saatine bagli olarak 5 vakit namazimi kildim. Abdest olarak da teyemmüm aldim. Toprak olmadigi için duvarlardan teyemmüm abdesti aldim. Kible olarak dünyaya yönünüzü çevirmek gerekti. Zaten Uzay Istasyonu sürekli dünyaya bakacak sekildeydi yönü. Namaz kilmak için ayaklari baglamaniz gerekiyordu, yer çekimi olmadigindan. Secdeye inis ve kalkislarda çok yavas hareket etmek gerekiyordu."
"Uzayda herkes bir mucizeyi yasar"
Uzayda herkesin bir mucizeyi hissedecegini belirten Shukor, "Ben orada ezan sesini duydum. Uzay Istasyonu’nun içerisinde gerçek olarak bu ezan sesini duydum. Diger astronotlarin ezan hakkinda bilgileri yoktu, ama ben bizzat fiziksel olarak o sesi duydum. Uzaydayken buna o kadar da sasirmiyorsunuz. Çünkü uzayda bulundugunuz sürenin her aninda Allah’in varligini ve gücünü oradan hissediyorsunuz. Uzayda kaldigim her an Allah’a kendimi çok yakin hissettim. Orada oruç da tuttuk. Bu ibadetleri yaparken, aç, susuz ve yorgun kendimi hissetmedim" diye konustu.
Uzay istasyonundaki yasamla ilgili deneyimlerini paylasan Shukor, "Orada hayat çok farkli. Bu hayati Türkiye’deki genç nesillere anlatmak için Türksat’in davetlisi olarak geldim. Bu sayede de uzaya bir ilgi olusturmak istiyorum" dedi.
Uzaya ilk gittiginde dünyaya baktigini ve dünyanin ne kadar küçük oldugunu gördügünde tüylerinin diken diken oldugunu anlatan Shukor, "Yani kalbiniz duruyor, gözünüzü kirpmadan dünyaya bakip ve dünyanin ne kadar güzel oldugunu temasa ediyorsunuz. Dünyaya her bakisinda ne kadar küçük oldugunu fark ettiginiz dünyada, ayni büyülü duygulara kapiliyorsunuz. Yaradanin gücünü hissediyorsunuz. Insanlar dünyada çesitli sebeplerden dolayi birbirlerini öldürüyorlar. Ama uzaya çikip dünyaya baktiginizda dünyanin ne kadar küçük oldugunu görüyorsunuz. Biz, milyonlarca galaksiyle karsilasiyoruz. Bu nedenle dünyayi korumak çok önemli" diye konustu.
Shukor, uzayi fetheden kisinin dünyayi da fethedecegini belirterek, Amerika, Iran, Hindistan’in da aralarinda bulundugu bazi ülkelerin uzaya iliskin çalismalar yaptiklarini animsatti.
Uzaya gidip dünyaya bakildiginda, dünyadaki hava kirliligi, ozon tabakasinin incelmesi gibi nedenlerle dünyanin nasil yok oldugunun görüldügünü ifade eden Shukor, "Dolayisiyla dünyaya geri döndügünüzde küçük, lokal sorunlar degil, global sorunlarla ilgilenmek istiyorsunuz. Çocuklarin aç kalmasi, savaslar gibi sorunlarla ilgileniyorsunuz. Astronot olarak dünyaya döndügünüzdeki misyonunuz da zaten dünya ülkelerini gezerek gençlerin, bakis açisini degistirip onlara vizyon kazandirmak. Ben de kendimi bu misyonu gerçeklestirmeye adadim. Bir gün Türkiye’nin de uzaya astronot göndermesini ve Türklerin de uzay çalismalariyla ilgilenmesini hayal ediyorum" dedi.
"Kanser arastirmalarinin sonuçlari 1 yil içinde açiklanacak"
Uzayda, kanser hücreleri üzerinde çalismalar yaptigini dile getiren Shukor, deneyin yüzde 80 civarinda sonuçlandigini, sonuçlarin tamamlanmasinin ardindan kamuoyunun bilgilendirilecegini söyledi.
Hücrelerin uzayda daha hizli yenilendigini anlatan Shukor, "Uzayda fazla kalmayin çabuk yaslanirsiniz" dedi.
Bu arastirma sonuçlarinin bir sene içerisinde çesitli uluslararasi dergilerde bilim dünyasina duyurulacagini bildiren Shukor, bu çalismalarin daha önce de baska arastirmacilar tarafindan yapildigini, ancak kendi arastirmalarinda digerlerinden daha farkli yöntemler kullandiklarini söyledi.
Shukor, "Arastirmalarimizda uzayda yer çekimi olmamasindan dolayi kanserli hücrelerin biraz daha fazla üreme yaptigini bulduk. Deney sonuçlarimiz çok olumlu ama su an bir sey konusmak için bir bes sene daha gerekiyor" dedi.
Uzayda yasadiklarini paylasan Shukor, "11 gün oradaydim keske orada daha uzun süre bulunabilseydim. Yer çekimsiz bir ortamda olmak zaten çok ilginç. Sürekli olarak uçuyorsunuz. Her 45 dakikada bir günes dogup, her 45 dakikada bir batiyor. Uluslararasi Uzay Istasyonu, 27 bin kilometre hizla dönüyor. Günde 16 kez dünya etrafinda dönüyor" seklinde konustu.
"Egitimlerde eksi 45 derecede agaç kestik"
Uzaya gitmeye hak kazandiktan sonra yaklasik 3 sene süren ve 9 asamadan olusan zorlu bir egitim aldiklarini bildiren Shukor, "Rusya’ya gittikten sonra 2 kisi seçildi ve 1 sene boyunca Rusya’da egitim aldi. Egitimin ardindan uzaya gittik" diye konustu.
Rusya’da 1 sene egitim aldiklarini belirten Shukor, uzaya gitmek için aldigi egitimler hakkinda su bilgileri verdi:
"Rusya’da aldigim egitimlerden biri, beni bir sandalyeye oturttular ve 20-25 dakika boyunca sürekli döndürdüler. Sandalye üzerinde dönerken de kusmamaya ve basimizin dönmemesine gayret ediyoruz. Kapali bir kutu gibi 27 bin fitlik yükseklikte oksijen alip verilmesini test eden bir uygulamadan geçtik. Yer çekiminin 9 kati agirlikta bir basinç, vücuda uygulaniyor, bunun sonucunda vücutta kanayan yaralar açiliyor. Bizi, Sibirya’ya götürdüler ve orada vücudun kendi kendisini isitmayi ögrensin diye eksi 45 derecede agaç kestirdiler. Bu egitimle biz, soguk sartlarda hayatta kalma becerisini kazandik. Ankara’daki eksi 2 derece soguk benim için hiçbir sey. Ukrayna’da 3 gün boyunca deniz üzerinde yolculuk ettik ve batmayla ilgili testlerden geçirildik. Bütün bu egitimler, bedenin egitilmesinde önemli. Daha önce giden astronotlar da üsse geldi ve deneyimleri istisare edildi."
Astronot olmanin sadece fiziksel kondisyona bagli olmadigini, ayni zamanda zihinsel olarak da saglamlik gerektirdigini anlatan Shukor, "Ben bu programa katildigimda kazanan kisi oldugumu biliyordum. Bu benim kaderimdi, buna inaniyordum. Çünkü küçüklügümden beri çok istedigim uzaya gitmek, Allah’in takdiri ve onun yazdigi bir kaderdi" dedi.
25 sene sonra uzaya gitme hayalini gerçeklestirdigini ifade eden Shukor, sadece söhret kazandirmayan astronot olmanin ayni zamanda genç nesillere örnek olmak gibi büyük bir sorumluluk getirdigini kaydetti.
Uzaydayken hiçbir saglik problemi yasamadigini söyleyen Shukor, "Sanki uzayda yasamak için yaratilmisim gibi hissettim. Malezya halkinin da benim için yaptiklari dualarin gücünü de hissettim" diye konustu.
Uzaydan Dünya’ya dönüslerinde bazi sorunlar yasadiklarini kaydeden Shukor, söyle konustu:
"Normalde 10 kilometrelik bir alana girmemiz gerekirken bu alanin 450 kilometre disina çiktik. Dünya’ya giris aninda uzay mekigi 7 kez kendi etrafinda dönerek inebildi. Dünya’ya ilk girdigimizde yer çekimi kuvvetinin etkisini 6 kat daha fazla hissettik. Özellikle gögüs üzerine büyük bir basinç etkisi hissettim. Soluk almanin bile zor oldugu anlardi. Ilk indigimde parmagimi bile kaldiramadim. O kadar yorgun hissettim kendimi. Iki kisi kollarimdan tuttu yürüyebilmem için. Dünya’ya uyum için bir kaç saat gerekti.
Sonuçta insan beser ve dünya için yaratilmis. Uzaya gittiginizde psikolojik ve fizyolojik degisikliklere maruz kaliyorsunuz. Üçüncü günden itibaren kaslarda küçülme ve kemik erimesi meydana geliyor. Radyasyon uzayda çok kuvvetli. Buna maruz kaliyorsunuz. Pek çok astronot bu ortama bir haftadan fazla zor dayaniyor. Döndüklerinde rehabilitasyon almak zorunda kaliyorlar hem radyasyon etkileri hem de diger fiziksel degisimler için."
Uzayda en çok dus almayi özledigini dile getiren Shukor, "Bir de uzayda koku yok en çok topragin, çimenlerin ve yapraklarin kokularini çok özledim" dedi.
Shukor, uzayin onun için bir tutku oldugunu vurgulayarak, "Gerekirse ölürüm bile uzay için. Tek gidis biletiyle Mars’a bile giderim geri dönmeksizin" seklinde konustu.
Yarin Ankara’da, 16 Subatta da Istanbul’da "Uzayda 11 Gün" konferans verecek olan Shukor, uzayda yasadiklarini anlatacak.
Dr. Shukor kimdir
1972 Malezya dogumlu Shukor, ilkögrenimini Malezya’da tamamladiktan sonra tip egitimine Hindistan’da devam etti. 1997 yilinda ortapedi cerrahi olarak mezun olduktan sonra Malezya’da birçok hastanede çalisti. Bunun yaninda Space, Science National University’de arastirmaci olarak görev aldi. Dalgiçlik ve dagcilikla ilgilenen Shukor, uzaya çikma hayalini gerçeklestirmek istedi.
"Beden aklin yoluna tabidir" sloganiyla yola çikan Shukor, 2006 yilinda "Ankgasawan" adli uzay uçusu programina katildi. 10 Ekim 2007’de uzaya çikan Shukor, uzaydaki Müslüman astronotlardan biri olarak tarihe geçti.
Yükleniyor...
İLGİLİ HABERLER
YAZARLAR
Tümü
HAVA DURUMU
NÖBETÇİ ECZANE
NAMAZ VAKİTLERİ
SON DAKİKA
SÜPER LİG
|